top of page

Çalışma Alanları

Yetişkin

Yetişkinlikte yaşanan güçlükler her zaman açık bir neden etrafında şekillenmeyebilir. Kaygı, çökkünlük, ilişkilerde zorlanma, yalnızlık, kayıp, ayrılık, yaşam yönünü yeniden düşünme ihtiyacı ya da bedensel yakınmalar gibi birçok sebep kişiyi terapiye getirebilir.

Görüşmelerde, kişinin bugünkü yaşantısına eşlik eden duygular, içsel çatışmalar ve kendisiyle ya da başkalarıyla kurduğu ilişkiler birlikte ele alınır. Geçmiş deneyimler, yalnızca olup bitmiş olaylar olarak değil; bugünkü duygulanım, düşünme ve ilişki kurma biçimlerinde bıraktığı izlerle birlikte düşünülür.

Terapi, kişinin kendi deneyimine daha fazla yer açabilmesi; duygularını tanıyıp düşünebilmesi ve yaşamındaki güçlüklerle daha canlı ve kendine ait bir ilişki kurabilmesi için bir alan sunar.

Başvurular sıklıkla şu yaşantılar etrafında şekillenebilir:

·       Yakın ilişkilerde tekrar eden güçlükler

·       Kaygı, çökkünlük, değersizlik veya boşluk duyguları

·       Kayıp, yas, ayrılık ve yaşam geçişleri

·       Öfke, suçluluk ve yoğun duygularla baş etmekte zorlanma

·       Bedensel yakınmaların duygusal yaşantıyla ilişkisini düşünme isteği

·       Kendini, ilişkilerini ve yaşamındaki tekrarları daha yakından anlama arzusu

Çocuk

Çocuklar, duygusal yaşantılarını her zaman sözcüklerle ifade edemeyebilir. Bu nedenle çocukla yürütülen çalışmada oyun, ilişki içinde beliren duygular, davranışlar ve çocuğun çevresiyle kurduğu bağlar önemli bir ifade alanı olarak ele alınır.

Yaşanan güçlükler yalnızca düzeltilmesi gereken davranışlar ya da gelişimsel belirtiler olarak değerlendirilmez. Kaygı, öfke, içe çekilme, uyum güçlükleri, uyku ve yeme sorunları, akran ilişkilerindeki zorlanmalar ya da bedensel belirtiler; çocuğun gelişimsel süreci, aile ilişkileri ve duygusal dünyasıyla birlikte düşünülür.

Çalışmanın amacı, çocuğun yaşantısına kendine özgü ifade biçimleri üzerinden yaklaşabilmek; duygularını tanıyabileceği, oyun ve ilişki aracılığıyla düşünebileceği güvenli bir alan oluşturabilmektir.

Ergen

Ergenlik; çocukluktan ayrışma, kimlik oluşturma, bedensel değişimlere uyum sağlama ve aile dışındaki ilişkilerin daha belirleyici hâle gelmesiyle şekillenen önemli bir geçiş dönemidir. Bu dönemde özerklik ihtiyacı ile bağlı kalma arzusu, yakınlık kurma ile geri çekilme, görülme isteği ile kendini saklama eğilimi bir arada yaşanabilir. Ergenlerle yapılan görüşmelerde; kimlik arayışı, aileyle ilişkiler, arkadaşlıklar, akran grupları, beden algısı, akademik yaşantı, kaygı, çökkünlük, öfke ve duygusal dalgalanmalar için düşünmeye açık bir alan oluşturulur. Terapi, ergenin kendine ait bir söz geliştirebilmesine; yaşadığı deneyimleri başkalarının beklentilerinden ayrıştırarak düşünebilmesine eşlik etmeyi amaçlar.

Ebeveyn

Ebeveyn görüşmelerinde, çocuğun ya da ergenin gelişimsel ihtiyaçları, aile içindeki ilişkiler, ebeveynlik deneyimi ve bu deneyime eşlik eden duygular birlikte düşünülür. Ebeveynin kendi çocukluk deneyimlerinin, beklentilerinin, kaygılarının ve zorlandığı anların çocuğuyla kurduğu ilişkiye nasıl eşlik ettiğini anlamaya çalışmak da sürecin bir parçasıdır. Görüşmeler, ebeveynin çocuğunu ve kendisini daha yakından düşünebileceği bir alan açmayı hedefler.

bottom of page